7. Gün: 6 Kasım 2026 - Agra - Taj Mahal - Agra Fort - Delhi
Ünlü Hint ozanı Rabindranath Tagore Tac Mahal’i anıtı “sonsuzluğun yüzünde bir gözyaşı damlası” olarak tanımlıyor. Taj Mahal’in işlemesindeki mükemmelliği anlamak için gün doğumu ya da gün batımı sırasında orada olmak gerekiyor. Bu saatlerde değişen ışık, bu muazzam türbenin kusursuz yüzeylerini vurgulayarak büyüleyici bir gösteriye dönüşüyor. Fildişi beyazı mermerle dokunan bu yapı, güneşin renklerini pırıl pırıl yansıtırken, mükemmel simetrisi ve el işçiliğiyle bakmaya doyulmayan bir mimari örneği. İran bahçesindeki birbirini kesen dört su kanalının planı, Kuran’da tasvir edilen cenneti simgeler. Mimarı “Çağın Mucizesi” olarak bilinen İranlı Ahmed Lahuri’dir. Delhi’deki kabul salonunu ve Kızıl Kale’deki başka binaları da tasarlamıştır. 43 metre yüksekliğindeki minarelerle devasa bir kubbe halinde yükselen, Hint, İran ve İslam mimarilerini bir araya getiren Taj Mahal’in sekizgen yapısının yarattığı etki tartışılamaz.
İşte bu eşi benzeri olmayan mimari başyapıt için hava aydınlanmadan otelden ayrılacağız. Taj Mahal ziyaretimiz sonrası kahvaltı ve check out işlemleri için otelimize geri döneceğiz.
Agra’dan ayrılmadan önce son durağımız Kırmızı Kale olarak da bilinen Agra Kalesi. Şah Cihan’ın oğlu Aurangzeb tarafından babasının şahsi cezaevi olarak kullandığı kırmızı kum taşından Tac Mahal’in gölgesinde kalsa da, güzelliğiyle göz alan kale. Babasını neden saraya hapsettiğini anlatmak için biraz Tac Mahal’in inşasından bahsetmeli.
Babür İmparatoru Şah Cihan, imparatorluğun uzak uçlarında birbiri ardına çıkan isyanları bastırmak için, ordusuyla iki yıl boyunca şehir şehir gezer. Elbette biricik aşkı, kraliçesi Mümtaz Mahal de onunladır. Bu zorlu seyahatler sırasında 14. çocuğuna hamile kalan kraliçe doğum sırasında hayatını kaybeder. Şah Cihan, çektiği acının büyüklüğü kadar görkemli bir anıt mezar inşa etmeye karar verir. Kırmızı Kale’nin kalbinde başlayan inşaat için 20 bin işçi toplanır. Bu kadar uzun yıllar boyunca bu kadar büyük bir iş gücünü beslemek için Şah Cihan, Agra’ya tahıl yönlendirerek ülkenin diğer bölgelerinde kıtlık yaratır. imparatorluk hazinesi giderek küçülür ve neredeyse imparatorluğun yıkılmasına neden olur. Oğlu Aurangzeb, 1658’de babasını devirerek onu Kırmızı Kale’de hapse atar. Şah Cihan, sekiz yıl boyunca, aşkın ve yasın uğruna 20 bin insanın işgücü, koca bir imparatorluğun hazinesine mâl olan bu mezara bakar.
Geç kalmış bir love bombing’in hapishaneye dönüştürdüğü kaleden çıkıp başkent Delhi için yola koyuluyoruz. Delhi’deki otelimize yerleşiyoruz. Akşam yemeği otelimizde olacak.